İstanbul'un yıllardır sorunu olan plajları, en sonunda teker teker renove edilmeye ve halka arz! edilmeye başladı. Gözümüz aydın. Bir Ankara'lı olarak, olayları ve yorumları hem gülerek hem de üzülerek izliyor ve okuyorum. Caddebostan ve diğer plajlardaki temizliğin, insan sağlığına etkisi ve olacaklarının konuşulması yerine "donlu" mu "donsuz" mu girmeli (biliyorsunuz yıllar önce TRT spikeri Can Akbel "donsuz günler dileriz! demiş ve işinden olmuştu!", pijama mı daha iyi haşema mı, slip mi silmeden mi!!!! gibi bir sürü içleracısı konuşmalar yapılıyor. Bugün de biri çıkmış TV'de demez mi: Bean Amerika'dan dün geldim, orada da üstsüz güneşleniyorlar. Donla neden denize girilmesin? Yorum bile yapamıyorum bu lafa. Avrupalı ve Amerikalıların her yaptığını yapmaya teşneyiz ya! Onlar şey etse biz de şeyedicez gibi algılıyor yurdum ahalisi. Yurdum insanının "iç çamaşırından " algıladığı, mizah dergilerinde çizilen ve yurdum erkeklerinin %80'inin giydiği beyaz slipler değil ki! BOXER'a eş değer şort mayolar. Bu tür "aparat"lar:) gayet normal. Ama gözlerimizi rahatsız eden, ebadının ve kg.'sunun ne olduğu alenen belli beyaz donlarla elbetteki ne denize ne de havuza girilebilir. Hem görüntü çirkin hem de adab-ı muaşeret kurallarına tamamen aykırı. Ha, gözden ırak bir koyda, kumsalda vb... yerde kimse yokken giyersin donunu (hatta donsuz olarak) girersin denize. Ama topluma açık bir mekanda, ı-ıh! Yassah hemşerim! Bu arada Leman Dergisi'ni de kınıyorum. Dona destek kampanyası ile ne yapmaya çalışıyorlar? Kaldı ki, onların d ayaptırıp, 2 kişiye giydirdiği don, zaten BOXER (ya da şort mayo kıvamında). yurdum erkekleri artık slip ile boxer arasındaki farkı acilen öğrenmeli. Şahsen tercihim: BOXER (3. şahıslara duyurulur!:)) 
(bu arada 2 resim arasındaki farka dikkat ediniz lütfen)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder