27 Ağustos 2005

Faruk Yar'a ithaf olunur...



Aylar önce, arkadaşlarımdan birinin gönderdiği mail attach'inde "canımgrubum" diye bir adres gördüm. Genellikle bu "grup!" olaylarına fazlasıyla soğuk bakarım. Gün içinde onlarca mail, okuması bir yana, izlemesi ve bakılması gereken bir sürü de ek... Zaman ayırmak bir sorun, teker teker bakmak, beğenilenleri pc'ye almak vs... Ancak, şeytan dürtmesi sonucu kendimi "grup" içinde buldum bir anda. İlk gelen mail adedi 38 idi. Tam tahmin ettiğim gibi olmuştu. Üşenmedim okudum hepsini. Güzel resimler, şarkı sözleri ve linkleri, klipler, komik olay ve resimler vb... derken, hiç istemediğim halde alışmaya başlamıştım. Daha sonraki günlerde, dikkatimi, gruptan biri çekti. Meydan Larousse gibi yazılar yazıyor, üşenmeden bazı program ya da önemli şeylerin açıklamasını yapıyordu. (Hatta bugün ona Larousse Faruk diye hitap ettim). O günlerde, şimdi çoğu insanın kullandığı msn hakkında yine birşeyler yazmış hatta üşenmeyip ne, nasıl, nerede, kim şeklinde de yorum ve açıklamalar yazmıştı. İçimden"ya deli midir nedir? Burada tanımadığı bir sürü insana ciddi kapasiteli yazılar yazıyor, tarifler veriyor. İşi mi yok bunun" bile demiştim. Hatta 18-19 yaşında biri olduğuna o kadar emindim ki! Tamam, yeri geldiğinde ben de bu anlamda (bu kadar geniş olmasa da) yazılar yazar ve yardımlar yaparım ama... Bu yardımın ötesine geçmiş; maksat vatandaşın işi olsun durumuna gelmişti:) Herneyse, benim de aklıma takılan 1-2 soru vardı. Yazdım, gönderdim. Gerçekten de, cevabı gecikmedi. Hatta msn messeneger'a bile eklemiştim adresini. Maile cevap gelince msn'den konuşmaya başladık.
Tam başlangıç tarihini hatırlamasam da, yaklaşık olarak 1998'den bu yana internet kullanan birisiyim. Herkesin başladığı gibi önce ICQ, sonra Yahoo, msn, gmail derken, internetin ciddi ve aklıbaşında kullanıcılarından biri olmuştum. Hatta 1-2 matchmaker sitesinde bile üyeliğim (parasızzzzz, no message, read only! şeklinde) vardı. Eh, matchmaker olur da tanışmak olmaz mı? 3-5 kişi ile tanışıldı, konuşuldu. Yurdumun TOK! erkeklerinin amaçlarını anlamaya başladığımda, olayın ne derece dejenere bir hale geldiğini gördüm. Ve bu tür siteleri, daha çok mesleki anlamda kullanmaya başladım (ciddiyim!).
Ve günlerden birgün Faruk the Larousse ile dediğim şekilde tanıştık. O İstanbul'da oturuyor ne yazık ki. Ben de Ankara'da! Henüz görüşemedik. Ama niyetim var:) Hayatımda gördüğüm en efendi, en aklıbaşında, en saygılı, en beyefendi, en tatlı kişi olduğunu buradan rahatlıkla söyleyebilirim. Hatta en başlarda, hiç sevmediğim bir sürü kısaltma ile konuşuyordu (fln=falan, oeh=Farukça şaşma, cnm=canım, eet=evet, oké=Farukça ok, asdjlkdjaskldjalksjd=Farukça gülme vs....). Alışmakta ve anlamkta zorluk çektiysem de şimdi bazılarını ben de kullanıyorum. Ama genelde onunla konuşurken. Çok daha romantik oluyor kanısındayım keza:) Larousee the Faruk; web tasarımı ile ilgili manyak güzel işlere imza atmış. Hala da atıyor. Hatta ben de bazı arkadaşlarımla onu tanıştırdım. 1-2 iş aldı bile (ne duruyorsunuz? haydi bakın bakalım: www.farukyar.com). Her konudan konuşmaya, tartışmaya, anlatmaya, paylaşmaya, yaşamaya hazır ve istekli olan bir zat-ı muhterem. Ben de öyle olduğum için (ne megalomani ama!), ısınma süresi kısa oldu.
Şu anda size yazdığım sayfanın hazırlanması konusunda da bana inanılmaz bir yardımda bulundu. Yıllardır isteyip de, bir türlü hayata geçiremediğim web sayfasını CONSTRUCT edene kadar, sizlerle buradan bloglar ile iletişim kuracağım.
Sen, Faruk! Hep böyle kal. Efendi ve oturmuş kişiliğinle lütfen hep yanımda ol (yanımızda demiyorum. Balık burcu biraz kıskanç olur da:)). Allah'ın, özenerek yarattığı kişilerden biri olduğunu biliyorum. Şimdilerde, (bildiğim) sıkıntıların, en kısa zamanda ve süratle aşacağını biliyorum. Bunun içinde manevi olarak yanında olacağımı sakın aklından çıkarma. İnternetin, akıllıca ve amacına uygun kullanıldığında, ne tür pozitif sonuçlar doğuracağını da bu şekilde görmüş oldum. Yaşım 35... Ve sen daha buralara gelemedin. Ama nice 35'im diyenlere ve davrananlara her türlü dersi ve davranışı da vereceğini adım gibi biliyorum. Hayatta istediğin herşey seninle olsun. Bunu başaracak güçtesin... I will always love you no matter what! Despite Tarja:) Tarja da mı kim? Faruk'a sorun; ama yok yok sormayın. Aklına getirmeyin ..:P
..... şimdi biraz işim var. Daha çok şey yazacağım sana:) yaz yaaaaaaaaz lafını unutmadım: pis sıpa...

Hiç yorum yok: